çocuklarınız için doğru okul seçimi


bigün şöyle bişey oldu, bundan çoook seneler evvel evlerde özel ders veriyorum. Çocuklarla bilgisayar başında çeşitli aktiviteler yapıyorum.
Bu bahsedeceğim olaydaki öğrencim o aralar 5-6 yaşlarında. - şimdi koca adam o ayrı :) - Haftada 1 gün gidiyorum, bilgisayarda birşeyler yapıyoruz, ufak tefek de ödevler veriyorum, maksat ödev yapmasından çok sorumluluk alması vs. Ödev derken öyle çok zor şeyler değil. Mesela diyorum ki, "haftaya kadar nasıl bir boyama yapmak istediğini düşün" durum bu kadar basit. Ödev, birsürü boyamalar arasından hangisini yapmak istediğine karar vermek. Bir başka derse gittiğimde, ödevini yapıp yapmadığını sorduğumda, "hayır yapmadım" diyecek kadar da saf ve temiz bir çocuktu. Az buçuk hinlik olsa içinde, evet yaptım, hadi şunu boyayalım diyebilir mesela, ama hayır, hem sorumluluklarında biraz zayıf, hemde saf ve dürüst.

Gel zaman git zaman bu öğrencimin ilkokula başlama zamanı geldi. Annesi bana ; "ben yeni açılan, Avusturya lisesinin ilkokul bölümüne vermek istiyorum, ne dersin?" dedi. Ben de Alman ve Avusturya lisesi mezunu arkadaşlarımı hemen aklıma getirdim. Disiplin, kurallar, ödevler, katı kurallar vs... sonra açıkça fikrimi söyledim, oğlunun sorumluluk almaktan pek hoşlanmadığını, bu okullarda sıkıntı çekeceğini ve mutlu olamıyacağını söyledim.

Tabi olan oldu ve bu öğrencim, annesinin istediği okula başladı. Daha ilk günden sayfalar dolusu ödevler verilmiş, düşünme ödevini bile yerine getirmek istemeyen bu çocuğa daha ilk gunden arkalı önlü 3 A4 sayfası ödev, paralel çizgi, dik çizgi, diagonel çizgi vs...vs...
Doğal olarak haftalar boyu bu ödevler hiç eve gelmemiş ve direk okuldan çıkmadan çöpe gitmiş. Anne bu olayı çok daha sonradan öğretmen okula çağıınca öğreniyor....
İktir kaktır, ilk sene böyle gitti.
İkinci sene anne yardımcı olabilmek için evde almanca dersleri almaya başladı. Ve bunları yapan anne öğretmenlik mezunu...

Demem o ki, lütfen çocuklarınıza okul seçimi yaparken, konu komşunun, patronun, iş arkadaşlarının, kuafördeki kokoş hanımın görüşleri ile değil, çocuğunuzun durumunu göz önüne alarak yapın.

Öyle öğrencilerim oldu ki, Kemerburgaz'da güzelim bahçeli evde oturan 6 yaşındaki bu yavrucak sabahın 5 inde kalkıyordu. Düşünsenize sabah 5, heryer karanlık, yarı kapalı gözle 2-3 lokma bişeyler atıştırıp servise biniyordu. Kafası servis camına vura vura yol boyunca uyuklayarak, taaaaaa İstanbul'un öbür köşesindeki Akfırat bölgesindeki evlerine 50 küsür km uzaklıktaki
okula gidiyordu. Her sabah. Her akşam aynı yolu geri tepiyor, evine döndüğünde hava tekrar karanlık oluyordu.
Öte yandan yan komşusu olan arkadaşı, evlerinin hemen yanıbaşındaki okula bisikletiyle gidiyor, bisikletiyle dönüyor, döndüğünde bahçede köpeği ile futbol maçı yapabiliyordu.

Ok anlıyorum, hakikaten güzel bir okul olabilir, o zaman fedakarlık yapın ve oraya taşının. Bunu yapan bir velim vardı ve çok taktir ettim kendilerini.

Hele başka bir velim vardı daha da vahim durumdaydı çocuk. Malesef kurada taaaaaaa uzaktaki bu okulu kazanamayan bu çocuk, 1. sınıf sonundaki sınavda ilk 5 e girebilmek için haftanın HER günü özel ders aldı. Evet ilkokul 1. sınıf öğrencisi, gestapo kılıklı 50+ yaşında katı bir bayan öğretmenden, bağırış - çağırış her gün ders aldı. Ne oldu inanamazsınız, süper zeki olan bu çocuk, sınav günü miğdesini bozdu. Yarı baygın halde sınava girdi, yine de kazandı.

Peki niye? ne gereği var? birinden mezun olan CEO diğeri ofis boy mu oluyor?

3 comments:

sedef said...

ELLERIN DERT GÖRMESİN!!!! Ben daha ne diyeyim? Hislerime tercüman oldun!!!

hornethido said...

Mert, bize de bi okul bul :)

Mert BALIN said...

abi diyorum ya işte, okulu ben değil siz bulacaksınız ama milletin lafına göre değil Ali G. nin niyetlerine göre. Mesela hava harp akademisi :P

Post a Comment

 
Copyright 2009 bigün şöyle bişey oldu. Powered by Blogger
Blogger Templates created by Deluxe Templates
Wordpress by Wpthemescreator